‘Sünnetullaha Uymamanın Sonuçları’

Dr. Murat Gülnar’ın Yazısı:

Sünnetullaha Uymamanın Sonuçları

Toplumun doğuşuyla birlikte var olan önemli bir hakikat, o toplumun yükselmesi ve alçalmasıdır. Bunun kanunları Kur’an ve Sünnet’de belirtilmiştir. Sünnetullaha göre, Allah’ın yardımının gelmesi nasıl ki belli şartlara bağlıysa, aynı şekilde aykırı davranmanın da sonuçları toplumlarda yaşanılmış ve halen de yaşanılmaktadır. İslam Medeniyeti’nin yeniden inşası için Müslüman toplumların yaşanılan bu örneklerden ders çıkarması ve sünnetullaha uyulmadığı zaman nelerin olacağını bilmesi gerekir.

Kâinatta her şeyin belli bir ölçüde ve dengede oluşu, herşeyin Allah Celle Celaluhu’nun koymuş olduğu kanunlar çerçevesinde hareket ettiğinin delilidir. Canlı-cansız, küçük-büyük, basit-kompleks ne kadar varlık varsa hepsi bu kanunlara tâbidir. “Şüphesiz biz herşeyi belli bir kadere (ölçüye, düzene ve plana) göre yarattık”1

Toplumsal Gelişimler

Kur’an, Allah Azze ve Celle’nin koymuş olduğu bu yasalara sünnetullah demektedir. Sünnet, kelime olarak “yüzün görünen ön kısmı, tabiat, huy, sîret, yol, gidişat, davranış, durum, şeriat” anlamlarına gelmektedir.2 ‘Sünnetullah’ kavramı, sünnet kavramındaki söz konusu süreklilik ve düzene vurgu yapılarak “orijinal, sürekli ve belli bir standarda oturmuş davranış biçimini” ifade etmektedir. Bu kavram, Kur’an’da beş ayette toplam sekiz kere zikredilmiştir. Kur’an bu kavramı bazen yer, gök ve ikisi arasındaki varlıkların düzeni ve sürekliliği için söz konusu ederken, bazen de geçmiş ümmetlerin kıssalarını ve onların başına gelen azabı vurgularken kullanır. Bununla kastedilen bu sünnetin; tekrar ettiği, aynı şartlar oluştuğunda yine vuku bulacağıdır.

İnsanoğlu bu kanunları (fizik, kimya, astronomi, tıp) keşfedebildiği oranda bilimsel gelişmelere ışık tutacak, hayatını kolaylaştıran adımlar atabilecektir. Nitekim bilim, bu kanunlar keşfedilebildiği oranda gelişme göstermiştir. İnsanoğlu maddi planda bu kanunlara dikkat etmiş ve gelişmeler göstermişse de toplum bazında (toplumun ıslahı, manevi alanlarda tekâmül) bu kanunlara çoğu zaman uymamış, o zamanda sünnetullah devreye girerek o toplumların gerilemesi, hatta çökmesi kaçınılmaz olmuştur. Elbetteki bilimsel gelişmeler önemlidir ama bundan daha da önemlisi toplumsal gelişmelerdir. Bu nedenle sünnetullahın toplumsal olanı daha çok irdelenmeli, bu konuda daha fazla zaman ve emek harcanmalıdır.

Sıkça dile getirilen “tarih tekerrür eder” sözü veya İbn-i Haldun’un: “Geçmiş geleceğe, suyun suya benzediği gibi benzer” sözü de ‘sünnetullaha’ işaret etmektedir. Bu söz iki açıdan ele alınabilir. Birinci olarak, insanoğlunun temel zaaflarının benzer olduğu, zaman ve mekân değişse de bu özelliğinin değişmediğini, insanın bu konularda tarihten ders almadığını (sünnetullaha dikkat etmediğini) anlarız. İkinci olarak da, Allah’ın yasasının (sünnetullahın) aynı şartlar oluştuğunda, sonucun da aynı olduğunu, asırlar geçse de kanunun değişmediğini anlarız.

Allah’ın Sünneti

Olayların ve durumların benzerlik arzetmesi ve Allah Celle Celaluhu’nun bize geçmiş ümmetleri anlatması bizim için ders çıkarmamız gereken bir ibret ve aynı zamanda da bir rahmettir. Topluma fayda sağlamak isteyen âlimlerin, bilim adamlarının toplumsal kanunları incelemesi buna göre önlem alması ve topluma yön vermesi gerekmez mi? Tıpkı fay hatlarını inceleyen, bazı küçük öncül depremleri hisseden, bazı aletlerle kaydeden ve sonuçta tüm bunların büyük depremin habercisi olduğunu anlayarak toplumu uyaran uzmanların yaptığı gibi… Toplumsal bazı kırılmaları, küçük bir takım kaosları, haramların yaygınlaşmasını, neme lazımcılığı görünce bu belirtilerin ilerdeki toplumsal büyük depremin öncü sarsıntıları olduğunu gören ve toplumu uyaran gerçek âlimlerin sayısı ne kadar da azdır. Bu durum bize Kur’an ayetlerinin ‘sünnetullah’ penceresinden yeterince okunmadığını bu duruma fazla kafa yorulmadığını göstermektedir. Bu gözle okunduğunda görülecektir ki, Allah Azze ve Celle’nin koyduğu yasalar, sadece canlı ve cansız âlemin uyduğu yaratılış yasaları değil, aynı zamanda beşeri ilişkiler ve toplumsal yaşamla da ilgilidir.

Kur’an Allah’ın ayetlerine emir ve yasaklarına uymayanın dünyada da ahirette de kör ve şaşkın olduğunu vurguladıktan sonra böyle yapanların daha sonra Hz. Peygamberi yurdundan çıkaracağını, geçmiş Peygamberlerin de başına benzer şeyler geldiğini, ancak sonuçta Peygamberin galip geleceğini böyle yapanların helak olacağını söyler. Bunun bir kanun olduğunu da vurgular: “…Bu, Senden önce gönderdiğimiz Rasullerimizin bir sünnetidir. Sünnetimizde bir değişiklik bulamazsın.”3

Toplumsal yasalar, tıpkı eşyanın tâbi olduğu yasalar gibidir. Nasıl ki yerçekimi kanunu ve maddeler arası çekim kanunları varsa ve yaratıldığı günden bu yana aynı şekilde cereyan ediyorsa, toplumsal yasalar da aynı şekildedir. Toplumların yükselmesi ve alçalması, bu kanunların uygulanması veya ihmâl edilmesine bağlıdır. Bu kanuna uymayınca o toplumda ne gibi sonuçlar doğuracağına sünnetullahtan bazı örnekler ışığında bakalım:

Toplumda Olan Bitene Sessiz Kalmak

Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem toplumu bir gemide seyahat eden yolculara benzetir. “Allah’ın emirlerine uyanlarla uymayanların durumu, bir gemi için kura çekenlere benzer. Bir bölümü geminin üst kısmına düşmüş, diğerleri de alt kısmına düşmüştür. Alt kısımda kalanlar, su ihtiyacı olduğu zaman üst güverteye çıkıp su ihtiyacını gidermektedirler. Onlar şöyle derler: ‘Bizim bölümden bir delik delelim de üsttekilere eziyet etmeyelim.’ Eğer üsttekiler, onlara ilişmez de serbest bırakırsa, hepsi helak olur. Ellerinden tutup engel olurlarsa onlar da kurtulur, kendileri de.”4 Burada dikkat edilirse toplum suda yüzen ve suyun üzerinde yüzme kanunlarına tabi olan bir gemiye benzetilmiştir.

Geminin bağlı olduğu yasalar fizik yasaları iken, toplumun bağlı olduğu ise toplumsal yasalardır. Yani fizik yasaları nasıl ‘iki kere iki dört eder’ derecede kat’i ise toplum yasaları da böyledir deniliyor. Nasıl ki su almasına sebep olacak bir delik veya arıza geminin batmasına sebep olursa, toplum gemisine hasar verecek olan durumlarda toplum gemisini batıracak sonuçları doğuracaktır. Bu belli bir kanuna bağlı olarak gerçekleşen neden-sonuç ilişkisidir.

Yazının tamamını okumak için tıklayın

Oy verin

-1 puan
Upvote Downvote

Total votes: 1

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 1

Downvotes percentage: 100.000000%

This post was created with our nice and easy submission form. İçeriğinizi oluşturun !

Bir Cevap Yazın