Okulsuzluğun Yükselişi

2015 yılında İngiltere’de yapılan bir ankete göre 36,609 evde eğitim gören çocuk olduğu belirlendi.

İngiltere’nin Coventry şehrinde bir Salı sabahı ve üç çocuk evdeki yemek masasının üzerinde kilden fok balığı yavruları yapıyor. Zephan dört yaşında ve bu yüzden onun yaptıkları biraz uçağa benziyor. 10 ve 13 yaşındaki Noah ve Josiah ise dikkatli bir şekilde fokları şekillendiriyor. Bu sabahın faaliyeti, sömestr tatilinde yavru fokları görmek için gidecekleri geziden ilham alan Zephan’ın fikriydi.

Diğer çocuklar okuldaki sıralarında muhtemelen kıpır kıpır olup yerlerinde oturamazken, bu çocuklar günlerini kendi seçimlerine göre yönlendirebiliyorlar. Zephan kendine bir “ev” yapmak için bahçeye çıkıyor, Noah Legolarını alıyor, Josiah ise fok faaliyetinden başka şeyler de çıkabileceğini düşününerek resim yapmaya başlıyor.

Bunun adı “okulsuzluk”. Evde eğitimin bir adım ötesi. Çünkü ne öğrenmek istediklerine ve ne zaman öğrenmek istediklerine çocuklar karar veriyor. Okuldan ya da evde eğitimin daha geleneksel türlerinden farklı olarak çocuklar için hiçbir müfredat, hiçbir dayatılan öğrenme, hiçbir test yok. Gündemi ve hızı onlar belirliyor. Amaç, yaşayarak öğrenmek.

Zephan, Noah, Josiah ve 14 yaşındaki abileri Elias’ın annesi Alice Khimasia için bu, okulun panzehiri: “Üçüncü yılında en büyük oğlum Elias için endişelenmeye başladım. Pırıltısını kaybediyor gibi görünüyordu, sanki gözlerindeki ışık kaybolup gitmiş gibiydi. Neşesizdi, mahzun görünüyordu. İnsanlara bakmayı bıraktı. Kaygılı davranışlar sergilemeye başladı.”  Khimasia evde eğitimin “tuhaf” olduğunu düşünüyordu ancak yine de eşiyle birlikte araştırmaya başladılar. Ve sonra her şey 2010 yılının Ocak ayında karlı bir günde başladı:  “Benim için en güzel gündü, açık ve parlak. Çocuklar uyandıklarında o kadar heyecanlanmışlardı ki! Okulu aradım ve şöyle dedim: ‘Çocuklar bugün okula gelmeyecek, karda oynamak istiyoruz!’ Ve bir daha hiç geri dönmedik.”

İngiltere Binlerce Çocuk Okulsuz

 

Aynı zamanda özerk, çocuk liderliğinde ya da keyfi yönetilen öğrenme olarak da bilinen okulsuzluk, 1970′ler Amerikasının karşı kültürü içindeki başlangıcından sonra tüm dünyaya yayıldı. Bırakın okulsuzluğu, kaç çocuğun evde eğitim gördüğüne dair bile elimizde kesin veriler bulunmuyor. Çünkü İngiltere’de ebeveynlerin çocuklarını okula yazdırmaları için yasal bir zorunluluk bulunmuyor. (Türkiye’de yasal zorunluluk bulunmaktadır.) 2015 yılında İngiltere’de yapılan bir ankete göre 36,609 evde eğitim gören çocuk olduğu belirlendi. Gerçek sayısının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Lewis, 16 yaşında hiçbir vasfı ya da çalışma deneyimi olmadan bir iş bulmaya çalıştı ama başaramadı. 17 yaşında duvar ve yer mozaiği konusunda eğitim aldı ve temizlikçi olarak çalıştı. En sonunda bir vakıftan, bir ilüstratör olarak kendi işini kurmak için bağış almayı başardı. 2015 yılında vakfın genç temsilcilerinden biri oldu. Lewis bugün çeşitli etkinliklerde “eğitimsiz, okulsuz, işsiz” birinden, genç bir girişimci dönüşme hikayesini anlatıyor.

Khimasia’nın okulsuzluk felsefesi ise çok net: “Çocuklarımın bağımsız yaşam boyu öğrenenler olmalarını istiyorum. Ve neyi öğrenmek isterlerse öğrenebileceklerini bilmelerini. Önlerine ilginç fikirlerden oluşan bir şölen serin, çocuklar mutlaka öğrenecektir. Benim çocuklarım bunu yapıyor.”

 

The Guardian’dan Aktaran Eğitimpedia

Oy verin

1 puan
Upvote Downvote

Total votes: 3

Upvotes: 2

Upvotes percentage: 66.666667%

Downvotes: 1

Downvotes percentage: 33.333333%

This post was created with our nice and easy submission form. İçeriğinizi oluşturun !

Bir Cevap Yazın