Gannuşi: Demokrasi Halkın, İslam da ümmetin yönetimidir

Tunus Nahda Lideri Gannuşi, İslam ile demokrasinin çatışmadığı düşüncesine ilişkin, “İslam, akılları, ekonomiyi, insanların özgürlüklerini tutsak eden prangaları kırmak için geldi. Şura ilkesiyle geldi. Yani yönetim halkındır. Yöneten halkın hizmetçisidir… Demokrasi halkın yönetimidir. İslam da ümmetin yönetimidir.” dedi.

Tunus Nahda Hareketi Başkanı Raşid el-Gannuşi, Tunus’ta önümüzdeki dönem yapılacak seçim kampanyalarında ekonomi konusuna yoğunlaşacaklarını belirtti.

Anadolu Ajansı’nın (AA) global iletişim ortağı olduğu TRT World Forum için İstanbul’da bulunan Gannuşi, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Nahda Hareketi’nin, 2018 yılında yapılacak yerel seçimler için demokratik yolculuğu çerçevesinde adımlar atacağını, 2019 yılında ise cumhurbaşkanlığı ve yasama meclisi seçimlerinin yapılacağını belirten Gannuşi, devrimin özgürlük ve demokrasi hedeflerinin çoğunun gerçekleştiğini, Tunus’un halihazırda kalkınma meseleleriyle meşgul olduğunu söyledi.

Gannuşi, “Ekonomik ve sosyal alanlarda gerçekleştirilen başarılar hala sınırlı. Ekonomi, ülkenin karşı karşıya bulunduğu en büyük sorun. Bu nedenle gençlere iş ve onurlu bir yaşam temin edecek bu alana, ekonomiye yoğunlaşacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Tunus’ta parlamenter sistemi benimsediklerini ancak değişikliğe gidip başkanlık sistemine geri dönmeyi isteyenlerin de bulunduğunu kaydeden Gannuşi, “Biz buna katılmıyoruz. Siyasi sistemlerin ve anayasaların mevsimler gibi değişmesini doğru bulmuyoruz. Anayasaların yapısı sabittir.” ifadelerini kullandı.

Anayasaların ciddi anlamda tecrübe edildikten, bunun için yeterli süre geçtikten sonra değişebileceğini anlatan Gannuşi, katılımcı ve uzlaşmacı demokrasi yöntemini kullandıkları için Tunus’ta demokratik geçiş tecrübesinin başarılı olduğunu dile getirdi.

Yeni filizlenen demokrasiler ile köklü ve tarihi bir geçmişi olan demokrasiler arasında fark bulunduğuna işaret eden Gannuşi, “Köklü, oturmuş demokrasilerde ülkeyi tek başınıza yönetmeniz için yüzde 51 almanız yeterli ancak yeni filizlenen demokrasilerde, bu gibi durumlarda, ülkede ayrılıkların çıkmasından korkulur ve hakikaten toplum parçalanır.” diye konuştu.

Gannuşi, şöyle devam etti:

“Muhammed Mursi, 2012 yılında yüzde 51 oranıyla cumhurbaşkanı seçildiğinde rakibi Ahmed Şefik yüzde 49 almıştı. Bu da toplumda ayrılık meydana getirmişti. Bir yandan Tahrir Meydanı’nda diğer yandan Rabiatul Adeviyye’de gösteriler düzenlenmişti. Sanki ülkede bir değil de iki devrim olmuştu.”

Tunusluların ayrılıktan kaçındığını, dışlayıcı projeleri, eski rejimle alakası bulunanları dışlamayı kabul etmediğini, hata yapanların toplu olarak değil, şahsi olarak sorgulandığını belirten Gannuşi, halk arasında uzlaşının önemine vurgu yaparak, “Mesela Libya’da daha önce devrik lider Muammer Kaddafi ile çalışan herkese siyasi tecrit uygulanmasını öngören bir kanun uygulamaya konuldu, bu insanlar emekliye sevk edildi. Biz bu gibi şeylerden kaçındık. Eski, yeni, laik, İslamcı, halkın birleştirilmesi gerektiğini söyledik. İşte bu uzlaşmacı bir yönetimdir.” ifadelerini kullandı.

“Hamas, uzlaşı yönetimi için yönetimden vazgeçti”

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin, Filistin uzlaşısının Tunus tecrübesinden istifade ettiği yönündeki açıklamasını da değerlendiren Gannuşi, Hamas’ın sadece Fetih ile değil tüm Filistin gruplarının anlaşacağı uzlaşı yönetimi için adım attığını ifade etti.

Gannuşi, “Hamas, tüm Filistinli grupları toplayacak uzlaşı yönetimi için yönetimden vazgeçti. Bu iyi bir şey. Çünkü Filistin demokrasisi, yeni filizlenen bir demokrasi. Bu yüzden dışlama, kutuplaşma ve çatışmanın aksine birleşmeye ve toplanmaya ihtiyacı var.” dedi.

“İslam ile demokrasi arasında çelişki olmadığını düşünüyoruz”

İslam ile demokrasinin çatışmadığı düşüncesine ilişkin Gannuşi, “İslam, akılları, ekonomiyi, insanların özgürlüklerini tutsak eden prangaları kırmak için geldi. Şura ilkesiyle geldi. Yani yönetim halkındır. Yöneten halkın hizmetçisidir. Onu görevlendiren halktır. İstediği vakit onu görevden alabilecek yetki de onundur. Biz İslam ile demokrasi arasında bir çelişki olmadığını düşünüyoruz. Demokrasi halkın yönetimidir. İslam da ümmetin yönetimidir. Bu nedenle demokrasinin haram olduğu yönünde ortaya atılan iddialar, İslam’ı yanlış anlamaktır.” değerlendirmesini yaptı.

Gannuşi, Türkiye’nin demokrasi tecrübesine de değinerek, demokrasinin türleri bulunduğunu, Türkiye’nin parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçtiğini ve bunun Türkiye halkının tercihi olduğunu vurguladı.

Halk seçtiği sürece bunun iyi bir tercih olduğunu aktaran Gannuşi, başkanlık sisteminin kimi ülkenin çıkarına olabileceğini, kimi ülkenin ise menfaatine olmayacağına dikkati çekti.

“Ümmetimizin daha çok birleşmesini istiyoruz”

Gannuşi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) referandumu hakkında ise “Biz ülkelerin birliğinden yanayız, bölünmeden değil. Çünkü uluslararası plan, böl ve yönet şeklinde. Biz ümmetimizin daha çok birleşmesini istiyoruz, bölünmesini değil.” şeklinde konuştu.

Oy verin

0 puan
Upvote Downvote

Total votes: 0

Upvotes: 0

Upvotes percentage: 0.000000%

Downvotes: 0

Downvotes percentage: 0.000000%

This post was created with our nice and easy submission form. İçeriğinizi oluşturun !

Bir Cevap Yazın